18 Şubat 2012 Cumartesi

CİNNET

                  Bu gaflet uykusu denilen şeyden gözlerimi ne zaman açsam; hatırladığım tek şey tüm insanlardan nefret ettiğim. Her sabah kalktıktan bir süre sonra önce bir otobüs dolusu insandan nefret etmekle başlıyorum güne. Açıkçası bir sebebi olmadan insan öldürme hissi geçiyor sabahın o saatinde. Toplumsal bakış açısını göz önüne alarak bu hissi hemen dibe yolluyorum. Ama, ama, ama anlamıyorsunuz o yüzlerdeki ifadeler korkunç. Gülen bir tek surat bile yok. Zaten 15 dakikalık bir yol. Es geçiyorum. Bir önceki sene 1 saatlik uzun bir yoldu. O zaman çıldırmış olsaydım birilerini öldürmek isterdim. Hem bu keyifli de olurdu. Ama durun bakalım kızmadan önce! Suç her zaman keyiflidir. İtiraf edin. Çıkarın bilinçaltınızdaki baklaları.

                     Opps! Arkasından nefret edilesi kırk küsur insanın olduğu o ferah kutu geliyor. Camları kocaman ve ben bayılıyorum. Ben onlardan nefret ediyorum onların umrunda bile değil! Aman be! Bir gün bile dikkate alınmayacağıma dair bir his var şimdi içimde. Tam 7 yıl şaklabandım bunu açıkça itiraf edebilirim. Herkes de farkında nasılsa. Ama hey! Bedenimi bir cinnet korkusu sarıyor. Beynimin içini kahkahalar kemiriyor. Birinin üzerine atlayıp zıp zıp zıplamak istiyorum. Beynimin içindeki aptal kahkahalar yüzüme vursun istiyorum. Ve sonra bum bam bum! Bu aptal kutuya en yakın askerler var. Ama polis müdahale eder sanırım. Küt yerdeyim. 

ÖLMÜŞÜM.