8 Mart 2009 Pazar

insan ne için?

İnsan ne için yaşar? Bir soru sormadan önce iyice düşünmeli değil mi? Zihnimi kurcalayan onca soru arasından birisine cevap aramak… belki bulamadan cevapları; soruları zihninin en karmaşıl yerine gömüvermek ve onların sancısıyla yaşamak…
İnsan ne için yaşar? Kelimelerle anlatılamayacak büyük dava ve fikirleri için mi yoksa kısacık hayatta mutlu olabilmek için mi? Ben her ikisi için de olduğunu düşünüyorum. Hayatın sonu gelmeyen iniş çıkışlarına karşı koyabilmek ve öte âlemlerdeki hayatına güzel bir başlangıç yapabilmek için yaşar.
Aptalca fikirlere köle olmuş onlara delicesine bağlanmış insanlar biliyorum. Fikirlerine katılmadığınızı bir an olsun hissettirseniz onların yanında başınıza neler gelebileceğini tahmin bile edemezsiniz. Oysaki fikirleri hafif bir rüzgar karşısında bile yıkılmaya çaresizdir. Ne büyük utanç insanlık için ve ne büyük bir acı, fikirlerimizin önüne acı çekmek korkusuyla bir set çekmek.
Sonbahar yaprakları gibi birer birer düşüyor haykırmadığım fikirler ruhumda… tutku damlaları bir bir kuruyor. Yaşamak üstün fikre bağlanmaktı ya hani? Ben artık yaşamıyorum…