8 Mart 2009 Pazar

gecenin hayali

Dipsiz çukurlara dökülen gözyaşları ardından; sonsuza uzanan çığlıkları gelir çocukların. Aydınlık günler için yalvaran dillerde sukut; karanlığın ruhuna işlediği insanlar için hiçtir belki… Kalemlerin yazamadığı acılardan geçtim ben; üşüdüm.
Fırtına öncesi bir sessizliği dinledim uykularımda, ellerimden hiç tutan olmadı uçurumlara sürüklendiğimde. Masum bir gözyaşı döküldü gözlerimden; ben sustum inadına. İnsanlardan korktum hep, canımı çok yaktılar; umudum tükendi.
Sonsuza uzanan yitik yalnızlardan bir tanesiydim ben, yüzümde acı bir tebessüm; gözlerimde yaşlar; dilimde sevdanın acı türküsü… Hiçbir şeye yanmadım ben; onu kaybettiğime yandığım kadar. Ellerimde titrek bir hüzün meşalesi, onu aradım geceleri durmaksızın; ama bulamadım.
Üşüdüm, titredim geceleri; acının onmaz soğukluğunu hissettim; anlayan olmadı beni. Haykırdım ıssız sokaklarda. Sustu gece; ben sustum