şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mayıs 2010 Perşembe

solgunca bir ay ışığı

solguncaydı ay ışığı
gece anlamsızca sarıldı
bir su yatağının kollarına
yılışmak olmazdı elbet
ay işini bilirdi
gezgin bir adam anladı
bu ucube suratlıyı görünce
aslında bir şeyler anladığı yalandı
gün sustu
musluktan bir kaç damla su damladı
oda lambasının ışıkları yansıdı
yorgan altında bir gökkuşağı doğdu
sus
artık söyleme
anladım neden olduğunu
bu hayatı benden
bir anahtarlık çaldı
tavşan ayaklarımı yalarken

trenin kabak tekeri

kabak tekeri üzgün
saçmaca bir şey bu
doğru
ya da
yanlış
sokak kedisi buna üzüldü
bir çöp konteynırı
kapağını yere attı
çöpçü kelimeleri temizliyordu
kabak tekeri üşüyor
bu köhne trenin
saldırdılar acımasızca
kabak tekeri gülüyordu

8 Mart 2009 Pazar

sevda

Dillerde acı hüznü yalnızlığın
Dudaklarda türküsü aşıklığın
Özgürlüğe haykırılan bir çığlık
Ellerimde sukutu ayrılığın

Bir eski sevdanın ellerinde
Sonsuza süzülür gözlerinde
Bana masum bir tebessüm
Bir sazın kopan tellerinde

Hayat bir şey söyle bana
Anlamını sor kaldırımlara
Titreyerek can veren ellerim
Soğuk bir buse ayrılıklara

Bu ses bana sevdanın sesi
İçimde hayatın kırgın nefesi
Bir tatlı sukut ölüm, haykırış
Aldanmış bir hayatın kafesi…

acılar

Uyan dinmeyen acıların uykusundan
Bir yer seç hayat kokanların bağından
Bu sen değilsin ölümü bekleyen zavallı

Bilmesen bile nereden geldiğini
Öğren artık nereye gideceğini
Hayatın tadını unutmuş zavallı

Mısralara dizsen de tutku damlalarını
Artık anlamalısın acıların tadını…

hiç...

Zifiri karanlık alsa ruhumu gönlüne
Kurulsa ruhların idam sehpası
Hayatın ne boş olduğu görülse
En aptal insanlara kadar…
Sessizce gelip öylece gidebilmek
Mısralarda kanının kokusunu bırakarak
Hayat acı dolu keskin bıçak
Aç gözlerini ve yarama bak
Ne anlamsızca hayata saldırmışım
Bir hiçe karşı duramamışım

suskunluk denizi

Suskunluk nehrinin damlaları kurumuş
Gecenin hayali midir bu
Bir acı derinlerden ruhuma kurulmuş
Acizliğin kehaneti midir bu
Bir zamanlar bir nehirde gece soğuk
Zamanın muhafızları dolanır peşimde
Uzaklardan bir ses bana soluk
Ölümsüzlük sırrı taşırım elimde
Hayaller uzaklardan, hayaller derinlerden
Sonsuz olmak fikri yaktı beni, kalmadı beniz
Dedim rüzgâr olsam kapsam elinden
Saki koştu uzaklara, doldu deniz…

HAYAT KARMAŞASI

Mavi karanlık bugün her yanı sarmış

Bir çocuk annesinin düğününde ölüyor

Elveda derken hayatın anlamı

Sonsuzluk başlarda tülbent, duruyor

Hayat bir mısraya tıkılıp kalmamış olsa belki

Dudaklarımın titrediği o acı mısraya

Özgürlüğe hasret bir nehir coşuyor

Sokaklarda başıboş kimseler koşuyor…